Antalya’nın simgesi yok

Antalya’nın simgesi yok

ABONE OL
Eylül 28, 2023 14:59
Antalya’nın simgesi yok
28 Eylül 2023
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı, Antalya’nın dünya kenti olmadığını ancak potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirten Akıncı, Antalya’nın simge bir yapısı olmadığına dikkat çekti
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Deneği (ANSİAD)’ın 11. Olağan Toplantısı’nın konuğu, İyi Parti İzmir Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını açıklayan Ekonomist & İYİ Parti İzmir Milletvekili & ANSİAD Fahri Üyesi Prof. Dr. Ümit Özlale oldu. “Ekonomi ve Siyasette Güncel Gelişmeler” konu başlığı ile düzenlenen toplantı, bir otelde gerçekleşti. Toplantının moderatörlüğünü Akdeniz Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi & ANSİAD Fahri Üyesi Doç. Dr. Şükrü Erdem’in yaptığı toplantıya İyi Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, ATSO Meclis Başkanı & ANSİAD Üyesi Ahmet Öztürk, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı & ANSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ali Eroğlu, Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) & ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı Abdullah Erdoğan, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş, İyi Parti Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan, ATSO Yönetim Kurulu Üyesi & ANSİAD Üyesi Hatice Öz, İyi Parti Genel İdare Kurulu Üyesi & ANSİAD Üyesi Ayşen Kurt ve ANSİAD Üyeleri katıldı.
ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı, Antalya’da bulunan STK’ların ve bu şehirde yaşayan insanların birçok açıdan Antalya’ya borcu olduğunun altını çizdi. Akıncı, ANSİAD olarak Antalya’da eksik ve hatalı gördükleri konuları ANSİAD çalışma masalarında ele aldıklarını söyledi. Akıncı, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bunlardan bir tanesi Kaleiçi bölgesidir. Kaleiçi’nin içinde barındırdığı tarihi kültürü, geçmişten geleceğe taşımak için burada yaşayan her vatandaşın bir görevi olduğunu düşünüyoruz. Kaleiçi,Antalya’nın turizm rekabetindeki en önemli silahıdır. Ve yıllardır biliyoruz ki buradaki çok başlıyönetim nedeniyle Kaleiçi yeterli hizmeti almadı ve alamıyor. Zaman zaman belirli bir siyasi irade geliyor ve ortaya bir vizyon koyuyor ancakKaleiçi belirli bir seviyeye gelse bile yine bu çok başlı yönetim yüzünden bu hizmet sürdürülebilir nitelikte olmuyor. Bu nedenle Kaleiçi’nin yönetim biçimleri alan yönetimi de dahil olmak üzere masaya yatırılmalı ve tartışılmalıdır. Bu konudaki düşüncelerimizi ANSİAD toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy ile paylaştık ve ANSİAD Kent Gelişim Çalışma Masası toplantılarında alanında uzman kişiler ile bunun çalışmasını yaptık. Kaleiçi’ni yönetim anlamında sürdürülebilir kılmak hepimizin görevidir”.
ANTALYA’NIN SİMGE BİR YAPISI YOK
Antalya’nın dünya kenti olmadığını ancak potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirten Akıncı, Antalya’nın simge bir yapısı olmadığına dikkat çekti. ANSİAD olarak bu konuda yaptıkları çalışmalardan bahseden Akıncı, Antalya Müzesi’ni örnek gösterdi. Akıncı, “30 dönümlük bir alanın içinde yer alan Antalya Müzesi’nin yerini değiştirmeden müzeyi yanında bulunan ve karayolları lojmanlarına ait 40 dönümlük arsa ile birleştirerek Antalya’ya dünya ölçeğinde simgesel bir yapı kazandırılması konusundaki çalışmalarımıza ANSİAD olarak devam edeceğiz. Dosyalarımız ile birlikte bu konuyu sürekli gündemde tutacağız. Bu konuda sayın milletvekillerimize de büyük iş düşüyor” dedi.
“EXPO NASIL SATILACAK?”
Antalya’da yer alan EXPO fuar alanının satışı hakkında konuşan Akıncı, “EXPO yapılan alanların daha önce satıldığını hiç görmediğini söyledi. Akıncı, “Türkiye’de ilk kez bir EXPO alanının satılmak istendiğini şahit oluyorum. Bu konuda herhangi bir şeffaflık yok. EXPO nasıl satılacak,satıldıktan sonra oraya ne yapılacak, kaç parçaya bölündü, bu ihale yapılırken bu bölgeye nasıl bir misyon yüklendi ve bu misyon ticari midir?Bunların hiçbirini bilmiyoruz ama doğru olan bir şey var ki EXPO’ların satılması diye bir şey olmamalıdır. ANSİAD olarak EXPO alanının içinde çeşitli tarım faaliyetlerinin olacağı bir tarım vadisi olarak değerlendirilmesi aynı zamanda buraya bir tarım üniversitesi yapılması gerektiği fikrimizi geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Enflasyona ilişkin önemli açıklamalarda bulunan toplantının konuğu Prof. Dr. Ümit Özlale, “Dünyadaki merkez bankaları enflasyonla nasıl mücadele edeceğini anladı. Covid-19 sonrasındaki dönemde biz gelişmiş merkez bankalarının yüksek enflasyona yüksek faiz artışıyla müdahale edeceklerini biliyorduk. 1970’lerde merkez bankaları enflasyon ile nasıl mücadele edeceğini bilmiyordu ama artık öyle değil. Böyle durumlarda faizleri artırırsınız.Faiz artışları olduğu zaman bundan olumsuz etkilenecek orta ölçekli işletmelere destek verirsiniz ve bu verdiğiniz desteklerin kaynaklarını bütçede başka şeylerden kısarak bulursunuz. İşsiz kalanlara işsizlik ödemeleri yapar ve onların kabiliyetlerini artırarak onları başka mesleklere yönlendirirsiniz. Biz bütün dünyada o agresif faiz artışlarının ilk başta politika faizlerine sonra da tahvil faizlerine yansıdığını gördük. Bu yüzden bugün dünyada beş on yıllık tahvil faizleri rekor seviyede yukarıdadır. Türkiye bunu biraz daha geriden takip etti. Önümüzdeki dönemde dünyada faizlerin biraz daha böyle kalacağını, Türkiye gibi ülkelerin bununla fazla inat etmeyeceğini ve bir süre daha yüksek faizle bizim mücadele edeceğimizi, ekonomik büyümenin olumlu seyredip çok yüksek ya da çok düşük büyümeyeceğini söyleyebiliriz” diye konuştu.
Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yarısının Avrupa Birliği ülkelerine olduğunu ve bu nedenle bu konuda esas bakmamız gereken yerin Avrupa olduğunu ifade eden Özlale, Avrupa Birliği’ndeki durgunluk ve düşük büyümenin Türkiye’de artık Amerika Birleşik Devletleri‘nden daha çok hissedildiğini söyledi. Bu durumun Antalya açısından avantajları olduğuna dikkat çeken Özlale, “Rusya – Ukrayna gerginliğinden sonra rekabetçi diyebileceğimiz kur ya da politika nedeniyle özellikle Antalya bölgesinin bundan çok fazla etkilenmediğini görebiliyoruz ama dünyaya tekrardan dönecek olursak bir süre daha yüksek faizi görürüz.Enflasyon 2023’ün sonlarına doğru daha hissedilir bir şekilde düşmeye başlar” dedi. Finansal risk olabileceğini ancak küresel bir kriz beklemediğini ifade eden Özlale, “Her faiz artışında ve bu tür enflasyonist ortamdan sonra normalleşmek için politika izlediğinizde riskleri yönetemeyen bazı şirketler ve bankalar iflas eder.Bu durum bir zincire ve salgını dönüşmediği sürece normal karşılamak gerekiyor” şeklinde konuştu. ANSİAD-Bülten

 

 

 


HIZLI YORUM YAP