“Devletimiz işitme engellilerin sesi oldu”

“Devletimiz işitme engellilerin sesi oldu”

ABONE OL
Eylül 21, 2023 16:54
“Devletimiz işitme engellilerin sesi oldu”
21 Eylül 2023
0

BEĞENDİM

ABONE OL

18-24 Eylül Uluslararası İşitme Engelliler Haftası, toplumun göz ardı edilmemesi gereken kesimlerine dikkat çekiyor

Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Antalya İl Temsilcisi Guddusi Aydın, “Devletimiz engellilere çok önemli haklar tanıdı. Bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya popülasyonun yüzde 5’inde (430 milyon insan) rehabilitasyon gerektiren işitme kaybı mevcudiyetini koruyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye Sağlık Araştırması 2022 verilerine göre ise Türkiye’de toplumun yüzde 3,4’ünde işitme kaybı görülüyor. Bu oran 75 yaş ve üzerinde yüzde 27,8’e çıkıyor. Çoğunlukla belirli dönemlerde kulak verdiğimiz engelli bireyler, özel günlerde de hatırlanmayı bekliyor.

YETKİLİ İSİM AYDIN’DAN ÖNEMLİ BAŞLIKLAR

Bu kesimler arasında yerini alan işitme ve konuşma engelli bireyler, bir taraftan kaynaştırma programları ile toplumdaki varlıklarını her kesime hatırlatırken diğer taraftan yetkililer aracılığı ile seslerini duyurmayı sürdürüyor. Bu alanda yetkili isimler arasında yerini alan Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Antalya İl Temsilcisi Guddusi Aydın, 18-24 Eylül Uluslararası İşitme Engelliler Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada; işitme ve konuşma engelli bireylerin sağlık durumlarını, gündelik yaşamlarında karşılaştıkları sıkıntıları, eğitim hayatındaki taleplerini, spor ile ilişkilerini, teknolojik gelişmelerin alanlarına etkilerini masaya yatırdı.

“GEN AKTARIMI İLE ENGEL DURUMU OLUŞABİLİYOR”

İşitme ve konuşma engellilerin duyma ve konuşma oranlarının standart olmadığını söyleyen Aydın, “2017 verilerine göre ülkemizde 3 milyona yakın işitme engelli kişi var. Bu kişilerin işitme durumlarının hepsi değişik bir oranı oluşturmaktadır. Her bireyin duyma oranı farklıdır. Mesela işitme engelliler doğuştan engelli olabiliyor. Bu da irsi olabiliyor. Genetik faktörler etkili olabiliyor. Yani aileden bireye gen aktarımı ile engel durumu oluşabiliyor. Birey, çocuk yaşlarda yanlış tedaviden kaynaklı işitme engelli olabiliyor. Yüksek ateş ve menenjit hastalığı nedeni ile işitme engelli olabiliyor. Trafik kazaları ve iş kazalarından dolayı işitme engelli olabiliyor. Yaşlılıktan kaynaklı işitme engeli oluşabiliyor. Yani işitme engelleri kendi aralarında bölüm bölüm ayrılabiliyor” dedi.

“İŞİTME ENGELLİ BİREYLER İÇİN ÖZEL EĞİTİM GEREKİYOR”

Teknoloji alanında ve tıp biliminde meydana gelişmelerin alanlarını olumlu yönde etkilediklerine değinen Aydın, “Tabi artık teknoloji gelişti. Artık bir kişinin işitme engelli olduğu anne karnındayken tespit edilebiliyor. Böyle kişilere önceden müdahale edilebiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle beraber artık ameliyatlarla ya da cihazlar yardımıyla bunun yanında eğitimler vererek işitme engellilerin toplumda var olmalarını ve kaynaşmalarını sağlayabiliyoruz. Yani tedaviyle birlikte onları kazanabiliyoruz. Tabi işitme ve konuşma engellilerin, duyamamanın vermiş olduğu sıkıntıyla eğitimler de biraz zor oluyor. Onlar için özel eğitim gerekiyor. İşitme engelliler de ikiye ayrılıyor. Birincisi hiç duyup konuşamayanlar grubu ikincisi az da olsa duyup konuşabilen gruptan oluşuyor. Dolayısıyla bu iki grup içinde ayrı eğitim veriliyor. Az konuşan ve duyan kişilere işaret dili eğitimi değil, fakat normal eğitim vererek bizim gibi yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayabiliyoruz” diye konuştu.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KAYNAŞTIRMA KAVRAMI ÇIKARDI”

İşitme engelli olan kişilere, bu işaret dilini bilen eğitimciler tarafından eğitim verildiği zaman kendilerini daha iyi geliştirebildiğine dikkat çeken Aydın, “Maalesef ülkemizde biz bu konudan biraz muzdaribiz. İşitme engellilere daha önceki dönemde daha yakın daha iyi bir eğitim verilirken, şu anda bu eğitim seviyesi biraz düştü. Bunun da sebebi şu Milli Eğitim, ‘kaynaştırma’ diye bir kavram çıkardı. Tabi bu kaynaştırma kötü bir uygulama değil ama engel grubuna göre değişiyor. Az duyup az konuşan bir kişiye kaynaştırma eğitimi verilmek gerekirken, hiç duymayıp hiç konuşamayan bir kişiye kaynaştırma eğitimi verildiğinde o kişiyi kaybedebiliyoruz. Çünkü hiç duyamayan ve hiç konuşamayan kişilere özel eğitim verilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

“CİDDİ ANLAMDA BÜYÜK BAŞARILAR ELDE EDİLDİ”

Devlet çalışmaları ve farklı farklı faaliyetlerde bulunduğunu ifade eden Aydın, şöyle konuştu; “Sportif faaliyetler kapsamında federasyonda 2012 yılı itibariyle milli takımımızın tercümanlığını yaptım. Son on yılı geçkindir bunu yaptım. Bu süreçte işitme engellilerimiz, ciddi anlamda büyük bir başarı elde etti. 2 Avrupa, 2 Dünya, 1 Olimpiyat Şampiyonluğu elde etti. Bu derecelerde ikinci ve üçüncüleri saymıyoruz. İşitme engellilerimizin futbolda ciddi anlamda büyük bir başarısı var. Bunun yanı sıra diğer branşlarda da başarıları var da benim ilgi alanım olduğu için futboldan bilgi veriyorum.”

“SESİMİZİN ÇOK DAHA FAZLA DUYULMASI LAZIM”

İşitme ve konuşma engeli bulunan bireylerin, toplum içerisinde seslerinin yeterince duyulmadığının altını çizen Aydın, “Biz bu konunun da üzerine eğilmeye başladık. Sesimizin çok daha fazla duyulması lazım. Bununla ilgili çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Ne kadar sesleri şu anda duyulmasa da işitme engellilerin hayatı aktif yaşayan durumu var. Bizlerde elimizden geldiğince onların dili ve kulağı olarak, toplumda daha kolay kaynaşmaları için uğraşıyoruz” ifadelerine yer verdi.

“İŞİTME ENGELLİ BİREYLERİ TOPLUMA KAZANDIRMALIYIZ”

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin engelli bireylere yönelik çok önemli haklar tanıdığını hatırlatan Aydın, “Devletimiz engellilere çok önemli haklar tanıdı. Bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Yatalak hastaya bakıcı maaşı, çalışamayana engelli maaşı verilmesi gibi destekler verilmektedir. Tabi bizim işitme engelli bireylerimizin hepsi, çalışabilecek seviyede yer alıyor. İşitme engelli bireyleri, çalışarak topluma kazandırmak istiyoruz. Para konusunda bir sıkıntımız yok. Para beklentimiz yok” şeklinde konuştu.

“ÖZEL BİREYLER ÇOK ZEKİ İNSANLARDAN OLUŞUYOR”

İşitme ve konuşma engelli kişilerin aslında çok zeki insanlar olduğunu kaydeden Aydın, bu gruba dahil olan, ‘özel bireyler’ olarak tanımlanan kesimin almış oldukları eğitimin kendi tanımı ile ‘biraz düşük seviyede’ olduğu için mevcut zekalarını çok aktif bir şekilde kullanamadıklarını sözlerine ekledi.

Duygu TEKİN

 


HIZLI YORUM YAP