Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Anasayfa Gündem Haberi Evsizlik artıyor! Bu haber 786+ kez okundu.
Gündem Haber Girişi: 20.07.2022 - 19:49, Güncelleme: 20.07.2022 - 19:49

Evsizlik artıyor!

 

Evsizlik artıyor!

İşsiz kaldıkları ve kiralarını ödeyemedikleri için sokaklarda yaşamak zorunda kalanlara hergün yenileri ekleniyor. Antalya sokaklarında evsizlerin her geçen gün sayıları artmaya devam ediyor.
  3 Farklı tip evsizin olduğunu dile getiren Sosyal Hizmetler Uzmanı olan Fatih Kılınçarslan, ‘’İlki, düzenli geliri olmayan ve evsiz kalma riski yüksek olan inanlar. İkincisi, süreli zamanda evsizlik riskiyle karşı karşıya gelen bireyler için kullanılır. Üçüncüsü ise, uzun süreli olarak sığınacak yeri olmadan yaşayan kişileri anlatır.’’ ifadelerini kullandı. Kılıçarslan, bireyin sadece ödeme gücünün yetersizliği, zihinsel ya da ruhsal sorunları, toplumsal dışlanma, savaşlar, devletlerin parçalanması ve ülkenin ya da bireyin yaşadığı ani ekonomik krizler gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade etti. İşsiz kaldıkları ve kiralarını ödeyemedikleri için sokaklarda yaşamak zorunda kalanlara her gün yenileri ekleniyor. Antalya’nın çeşitli bölgelerinde evsizler yerlerde, dükkan önlerinde ya da kartonların üstünde yatıyor. Yaz aylarında sokak aralarında, cadde ve üst geçitlerin üstünde ve altlarında yatan vatandaşlar, kış aylarında ise kapalı otobüs duraklarını kullanıyorlar. Sosyal Hizmetler Uzmanı olan Fatih Kılıçarslan, bireyin sadece ödeme gücünün yetersizliği, zihinsel ya da ruhsal sorunları, toplumsal dışlanma, savaşlar, devletlerin parçalanması ve ülkenin ya da bireyin yaşadığı ani ekonomik krizler gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade etti. Kılıçarslan, ‘’ Evsizlik, sosyo-ekonomik bir sorun olarak düzenli bir barınma mekânına sahip olamama halidir. Sokaklar, terk edilmiş mekânlar, gece kullanım sıklığı az olan kent içi çöküntü alanları evsizlerin barınma alanlarıdır.’’ şeklinde konuştu. EVSİZLİK NEDENİ: YOKSULLUK YA DA RUH SAĞLIĞI Sosyal Hizmetler Uzmanı Kılınçarslan, ‘’Ülkemizde ise yoksulluk, yetersiz gelir, ruh hastalığı, kendini gerçekleştirememe, işsizlik ve normal yaşam standardı altında yaşayan birey ve ailelerin hızlı bir şekilde artmasıyla gündemimize girmiştir. Evsizlik olgusunu, özellikle ruh hastası ve madde bağımlısı çocuk ve kadınlar yoğun bir şekilde yaşamaktadır. Sosyal güvenliliğin aşınması, iş fırsatlarının tabana yayılamaması ve mevcut iş imkânlarının yoksulluk sorununa bir çözüm getirememesi ile beraber evsizlerin sistem tarafından bir korku unsuru olarak kullanılması da problemin büyümesine yol açmaktadır. Çağdaş evsizlik sorununun ortaya çıkmasında, geniş ve büyüyen bir sosyal soruna dönüşmesinde özellikle kentleşmenin beraber getirdiği sorunlar ve teknolojinin inanılmaz gelişiminin önemli bir etkisi bulunmaktadır.’’ ifadelerini kullandı. YOKSULLUĞUN NEDENİ: İNSANIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMAMASI Yoksulluğun günümüz dünyasının en büyük sorunu olduğu dile getiren Kılıçarslan, ‘’ Yoksulluk, günümüz dünyasının en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için farklı boyutlarda olsa da, yoksulluk sorunu çözüm bekleyen öncelikli konular arasında yer almaktadır. Zenginin daha zengin, fakirin daha fakirleştiği küresel kapitalizm düzeni beraberinde birçok sosyal sorunlarının artışına yol açmaktadır. Yoksulluğu sadece açlık veya yetersiz beslenme olarak ele almak bizi yanlış sonuçlara götürür. Zira insan yemek ihtiyacının yanında giyim, barınma, sağlık, kültür ve diğer insani gereksinmelerini de gidermek için çalışan bir varlıktır. Dolayısıyla yoksulluk sorununun temelini, kişinin insani ihtiyaçlarının yeterince karşılanıp karşılanmadığı, karşılanıyorsa hangi oranda karşılandığı oluşturmaktadır.’’ dedi.   SOKAKLARDA 3 TİP EVSİZ VAR 3 farklı tip evsiz olduğunu dile getiren Kılınçarslan, ‘’İlki, Epizodik evsizler: Bu evsizliğe konu olan yoksulluk sınırının altında yaşayan ve düzenli bir geliri olmayan ve sürekli evsiz kalma riskinde olan kişilerdir. İkincisi, Geçici Evsizler: Bu evsizlik hali, süreli zamanda evsizlik riskiyle karşı karşıya gelen bireyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Özellikle aile ortamında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle kaygı, depresyon belirtilerinin yanı sıra, alkol ve madde bağımlılığı olan bireyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Üçüncüsü ise en kritik grup olan kronik evsizlerdir. Kronik evsizler ise, evsizliğe konu olanlar sürekli olarak yani uzun süreli olarak sığınacak yeri olmadan yaşayan kişileri anlatır. Yaşam şekli olarak sokağı içselleştirmiş ve mevcut durumu değiştirmek için çaba göstermeyen bireyler için kullanılmaktadır. Kronik evsiz durumda olan bireylerde sıklıkla davranış bozuklukları görülür ve diğer bireylere karşı güven davranışı sergileyemezler.’’ şeklinde konuştu. BU İNSANLARA SAHİP ÇIKMALIYIZ Evsizlerin arasında tedavi edilmesi, piskolojik destek alması gereken ve çok yaşlı kişilerin olduğunu ifade eden Kılınçarslan, evsiz ve zorluk yaşayan bireylere, yetkililerin sahip çıkması gerektiğini söyledi. Vatandaşlarında evsiz insanlara karşı daha bilinçli olmalısını ve yetkili merciilere gerekirse kendilerinin bildirmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayşem SİCİM  
İşsiz kaldıkları ve kiralarını ödeyemedikleri için sokaklarda yaşamak zorunda kalanlara hergün yenileri ekleniyor. Antalya sokaklarında evsizlerin her geçen gün sayıları artmaya devam ediyor.

 

3 Farklı tip evsizin olduğunu dile getiren Sosyal Hizmetler Uzmanı olan Fatih Kılınçarslan, ‘’İlki, düzenli geliri olmayan ve evsiz kalma riski yüksek olan inanlar. İkincisi, süreli zamanda evsizlik riskiyle karşı karşıya gelen bireyler için kullanılır. Üçüncüsü ise, uzun süreli olarak sığınacak yeri olmadan yaşayan kişileri anlatır.’’ ifadelerini kullandı. Kılıçarslan, bireyin sadece ödeme gücünün yetersizliği, zihinsel ya da ruhsal sorunları, toplumsal dışlanma, savaşlar, devletlerin parçalanması ve ülkenin ya da bireyin yaşadığı ani ekonomik krizler gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade etti.

İşsiz kaldıkları ve kiralarını ödeyemedikleri için sokaklarda yaşamak zorunda kalanlara her gün yenileri ekleniyor. Antalya’nın çeşitli bölgelerinde evsizler yerlerde, dükkan önlerinde ya da kartonların üstünde yatıyor.

Yaz aylarında sokak aralarında, cadde ve üst geçitlerin üstünde ve altlarında yatan vatandaşlar, kış aylarında ise kapalı otobüs duraklarını kullanıyorlar. Sosyal Hizmetler Uzmanı olan Fatih Kılıçarslan, bireyin sadece ödeme gücünün yetersizliği, zihinsel ya da ruhsal sorunları, toplumsal dışlanma, savaşlar, devletlerin parçalanması ve ülkenin ya da bireyin yaşadığı ani ekonomik krizler gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade etti. Kılıçarslan, ‘’ Evsizlik, sosyo-ekonomik bir sorun olarak düzenli bir barınma mekânına sahip olamama halidir. Sokaklar, terk edilmiş mekânlar, gece kullanım sıklığı az olan kent içi çöküntü alanları evsizlerin barınma alanlarıdır.’’ şeklinde konuştu.

EVSİZLİK NEDENİ: YOKSULLUK YA DA RUH SAĞLIĞI

Sosyal Hizmetler Uzmanı Kılınçarslan, ‘’Ülkemizde ise yoksulluk, yetersiz gelir, ruh hastalığı, kendini gerçekleştirememe, işsizlik ve normal yaşam standardı altında yaşayan birey ve ailelerin hızlı bir şekilde artmasıyla gündemimize girmiştir. Evsizlik olgusunu, özellikle ruh hastası ve madde bağımlısı çocuk ve kadınlar yoğun bir şekilde yaşamaktadır. Sosyal güvenliliğin aşınması, iş fırsatlarının tabana yayılamaması ve mevcut iş imkânlarının yoksulluk sorununa bir çözüm getirememesi ile beraber evsizlerin sistem tarafından bir korku unsuru olarak kullanılması da problemin büyümesine yol açmaktadır. Çağdaş evsizlik sorununun ortaya çıkmasında, geniş ve büyüyen bir sosyal soruna dönüşmesinde özellikle kentleşmenin beraber getirdiği sorunlar ve teknolojinin inanılmaz gelişiminin önemli bir etkisi bulunmaktadır.’’ ifadelerini kullandı.

YOKSULLUĞUN NEDENİ: İNSANIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMAMASI

Yoksulluğun günümüz dünyasının en büyük sorunu olduğu dile getiren Kılıçarslan, ‘’ Yoksulluk, günümüz dünyasının en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için farklı boyutlarda olsa da, yoksulluk sorunu çözüm bekleyen öncelikli konular arasında yer almaktadır. Zenginin daha zengin, fakirin daha fakirleştiği küresel kapitalizm düzeni beraberinde birçok sosyal sorunlarının artışına yol açmaktadır. Yoksulluğu sadece açlık veya yetersiz beslenme olarak ele almak bizi yanlış sonuçlara götürür. Zira insan yemek ihtiyacının yanında giyim, barınma, sağlık, kültür ve diğer insani gereksinmelerini de gidermek için çalışan bir varlıktır. Dolayısıyla yoksulluk sorununun temelini, kişinin insani ihtiyaçlarının yeterince karşılanıp karşılanmadığı, karşılanıyorsa hangi oranda karşılandığı oluşturmaktadır.’’ dedi.
 

SOKAKLARDA 3 TİP EVSİZ VAR

3 farklı tip evsiz olduğunu dile getiren Kılınçarslan, ‘’İlki, Epizodik evsizler: Bu evsizliğe konu olan yoksulluk sınırının altında yaşayan ve düzenli bir geliri olmayan ve sürekli evsiz kalma riskinde olan kişilerdir. İkincisi, Geçici Evsizler: Bu evsizlik hali, süreli zamanda evsizlik riskiyle karşı karşıya gelen bireyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Özellikle aile ortamında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle kaygı, depresyon belirtilerinin yanı sıra, alkol ve madde bağımlılığı olan bireyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Üçüncüsü ise en kritik grup olan kronik evsizlerdir. Kronik evsizler ise, evsizliğe konu olanlar sürekli olarak yani uzun süreli olarak sığınacak yeri olmadan yaşayan kişileri anlatır. Yaşam şekli olarak sokağı içselleştirmiş ve mevcut durumu değiştirmek için çaba göstermeyen bireyler için kullanılmaktadır. Kronik evsiz durumda olan bireylerde sıklıkla davranış bozuklukları görülür ve diğer bireylere karşı güven davranışı sergileyemezler.’’ şeklinde konuştu.

BU İNSANLARA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Evsizlerin arasında tedavi edilmesi, piskolojik destek alması gereken ve çok yaşlı kişilerin olduğunu ifade eden Kılınçarslan, evsiz ve zorluk yaşayan bireylere, yetkililerin sahip çıkması gerektiğini söyledi. Vatandaşlarında evsiz insanlara karşı daha bilinçli olmalısını ve yetkili merciilere gerekirse kendilerinin bildirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ayşem SİCİM


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akdenizdeyeniyuzyil.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.