Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Gündem Haber Girişi: 01.08.2022 - 19:18, Güncelleme: 01.08.2022 - 19:18

“Kredilere ulaşamıyoruz!”

 

“Kredilere ulaşamıyoruz!”

Antalya’da iş dünyasından “Banka kredilerine ulaşmak zorlaştı. Firmaların kredi talepleri karşılanmıyor” açıklamaları gerçekleşti.
KREDİYE ULAŞAMAZSAK ÜRETİM DÜŞER Geçtiğimiz günlerde Temmuz ayı meclisini gerçekleştiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) ve Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB)meclislerinin ortak gündemi ‘işletmelerin krediye ulaşamaması’ oldu. Kredi erişimine ilişkin olarak, Türkiye’nin her il ve ilçesinden bankalara yönelik şikâyetlerin arttığını belirten iş dünyası temsilcileri, “Firmalar krediye ulaşamazsa üretimde düşüşler meydana gelir” diye açıkladı. “ÜLKE ORTALAMASININ GERİSİNDEYİZ” ATB Başkanı Çandır, tarım, turizm yanında birçok sektörde lokomotif kent olan Antalya’nın kredi kullanımında ülke ortalamasının gerisinde olduğunu vurguladı. Çandır, “İş dünyasının kredi talebi karşılanmıyor” dedi. ATSO Başkanı Davut Çetin açıklamasında, “Merkez Bankasının faizleri düşürmesi bankalara yaradı, tahvil faizleri düştüğü için devlete yaradı, kredi alan büyük şirketlere yaradı, ama ekonominin geneline yansımadı” dedi. “FİRMALAR İÇİN KREDİ ELZEMDİR” AOSB Başkanı Ali Bahar, kredilerin sanayi üretimi yapan ihracat yapan firmalar için ‘elzem’ olduğunu belirterek “Firmalar krediye enflasyon oranı kadar krediye ulaşamazsa eğer üretimde düşüşler meydana getirecektir. Kredilerin yukarı yönlü revize edilmesi gerekiyor. Bunu da yapmanın en iyi yolu kredi garanti fonu destekli işletme kredilerinin özellikle üretim yapan sanayi işletmelerine ve ihracat yapan şirketlere açılması lazım” dedi. “FAİZLE İNATLAŞMANIN ANLAMI YOK” ANSİAD Başkanı Akın Akıncı, “Faizle inatlaşmanın anlamı yok” diyerek ekonominin normal seviyelere getirilmesi gerektiğini savundu. ANTGİAD Başkanı Osman Sert,”Maliyetler artmaya devam ediyor. İşletmeler faaliyetlerini yürütebilmek için finansmana ihtiyacı duyuyor ama istedikleri miktarlarda nakit paraya ulaşamıyorlar. Bu durumda işletmelerin faaliyetlerinin sürdürülebilir olmasına engel oluyor” diye konuştu. Antalya’da iş dünyasından “Banka kredilerine ulaşmak zorlaştı. Firmaların kredi talepleri karşılanmıyor” açıklamaları gerçekleşti. “KREDİLERE ULAŞAMIYORUZ!” Tüm Türkiye’de olduğu gibi Antalya’da da iş dünyası temsilcileri, üretim yapan sanayicilerin ve ihracat yapan firmaların yükselen enflasyon şartlarından üretim yapabilmek için gerekli krediye ulaşmakta zorluk çektiğini paylaşıyor. Türkiye’nin her il ve ilçesinden bankalara yönelik şikâyetlerin arttığını belirten iş dünyası temsilcileri, “Firmalar krediye ulaşamazsa üretimde düşüşler meydana gelir” diye açıkladı. Ali ÇANDIR: “FİNANSMANA ERİŞİM ZOR” Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya olarak krediye ulaşmakta zorlandıklarını bildirirken, genel olarak iş dünyasının benzer sorunla karşı karşıya olduğunu söyledi. Başkan Çandır, tarım başta olmak üzere birçok sektörün zor ekonomik koşullarda üretmek için çabaladığını, ekonomik durgunluğu aşmak için başta kendi öz kaynakları olmak üzere kaynaklarını seferber ettiğini kaydederken, banka kredilerinin yatırım ya da işin sürdürülebilirliğini sağlamak için önemine değindi. ÜYELERDEN YOĞUN ŞİKAYET Başkan Çandır, üyelerden finansmana erişim konusunda yoğunşikayet aldıklarını bildirirken, “Özellikle son dönemde üyelerimizden kredi taleplerinin bankalarca geri çevrildiği, talep edilen miktarın altında öneride bulunulduğu ya da yüksek maliyetler çıkarıldığı yönünde şikayetler alıyoruz” dedi. Üretim ve ticari faaliyetlerde krediye erişim kolaylığı ve koşullarının önemini vurgulayan Çandır, ekonominin döngünün sürdürülebilmesi için kredilerin önünün kapatılmaması gerektiğini ifade etti. ÜLKE ORTALAMASININ GERİSİNDE Başkan Çandır, tarım, turizm yanında birçok sektörde lokomotif kent olan Antalya’nın kredi kullanımında ülke ortalamasının gerisinde olduğunu vurguladı. Benzer şikayetlerin diğer illerden de geldiğine dikkat çeken Çandır, “İş dünyasının kredi talebi karşılanmıyor” dedi. Çandır, üretimin devamı, istihdam ve sürdürülebilir bir ekonomi için yatırımın önemini vurgularken, bankaların bu konuda daha duyarlı davranmasını istedi. DAVUT ÇETİN: “EKONOMİDEKİ KAR DENGESİZLİĞİ VAR” ATSO Başkanı Çetin, petrol faturası, dış borç ödemeleri belirsizliği arttığını, bunu düşürmek, belirsizlikleri azaltmak gerektiğini savundu. Çetin, “Enflasyon, kredi, istihdam, kiralar, vergiler gibi birçok konu yeni adımlar bekliyor. Ücret artışları dışında kredi temini konusunda da şikayetler artmıştır. Kredi artışını yıllık alırsak döviz kredileri TL karşılıkları arttığı için kredilerde yıllık artış yüzde 58 görünüyor. Fakat Aralık-Mayıs 6 aylık alırsak toplam kredi artışı yüz 24 oranındadır. Bu da şu anlama geliyor, Merkez Bankasının faizleri düşürmesi bankalara yaradı, tahvil faizleri düştüğü için devlete yaradı, kredi alan büyük şirketlere yaradı, ama ekonominin geneline yansımadı. Bugünlerde bankaların ve büyük şirketlerin ikinci çeyrek karları açıklanıyor, kar artışlarına baktığımızda ekonomideki kar dengesizliğini görüyoruz” dedi. Kredinin en çok arttığı alanın otomobil kredisi olduğunu sektördeki satış da buradan geldiğini kaydeden Çetin, “Ticarette 6 aylık artış yüzde 31, tarımda yüzde 25, inşaatta yüzde 19, otellerde yüzde 15, eğitim sektöründe yüzde 13, konutta yüzde 11, Yani ticaret ve hizmet sektörü sanayi sektörünün altında kalmış. Konut satışlarında artışa rağmen konut kredisinde ve inşaat sektöründe kredi artışının sınırlı kalması da dikkat çekicidir” diye konutu. Çetin iş dünyasının şikayetlerine yönelik şunları kaydetti: “Temmuz ayı gibi bir ayda komitelerimizin raporları, şikayet ve talepleri yoğunlaşmış durumdadır. Bu bir taraftan komitelerimizin sektör sorunlarını dile getirmek üzere daha fazla çalıştıklarını göstermektedir. Diğer taraftan ise işlerde durgunluğun ve maliyet artışlarının yarattığı baskıya işaret etmektedir.” ALİ BAHAR “FİRMALAR İÇİN KREDİ ELZEMDİR” Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, kredilerin sanayi üretimi yapan ihracat yapan firmalar için ‘elzem’ olduğuna vurgu yaptı. Bahar, enflasyondan dolayı fiyatların çok yukarı çıkmasının üretim yapan firmaların daha çok ciro yapmasına neden olduğunu ancak ihtiyaç duydukları işletme kredisinin de çok küçük kaldığını ifade etti. “FRENE BASMAK ZORUNDA KALIRLAR” Bahar, “Fiyatların yükseğe ne kadar oranda çıktıysa, bazı ürünlerde 3 katı, bazı ürünlerde 4 katına çıktı. Bu sebepten dolayıihtiyaç duyulan işletme kredisinin, finans kuruluşları tarafından geliştirilmesi gerekiyor. Kredi oranları geliştirilirse, firmaların üretimde aynı üretimi yapmaya devam edebilmesine olanak sağlayacak. İşletme kredileri, finans kuruluşları tarafından enflasyon oranı kadar artırılmazsa; bu sefer işletmeler üretimde firene basmak zorunda kalacaktır. Özellikle üretim yapan, sanayi üretimi yapan ihracat yapan firmalar için bu konu elzemdir. Firmalar krediye enflasyon oranı kadar krediye ulaşamazsa, üretimde düşüşler meydana getirecektir” dedi. KREDİLERDE ÖNLEM ALINMALI Bahar, kredilere ulaşamama konusunda önlem alınması gerektiğinin altını çizerek, “Bu konuda işletme kredilerinde önlem alınması gerekiyor. Yukarı yönlü revize edilmesi gerekiyor. Bunu da yapmanın en iyi yolu; kredi garanti fonu destekli, işletme kredilerinin özellikle üretim yapan sanayi işletmelerine, organize sanayi bölgelerine ve ihracat yapan şirketlere açılması lazım” diye kaydetti. AKIN AKINCI, “FAİZLE İNATLAŞMANIN ANLAMI YOK” Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Akın Akıncı, iş dünyasının yüksek kredi faizleri olduğunu üretim için istenilen kredilere ulaşmakta zorluk çektiklerini anlattı. Akıncı konuşmasında, “İş dünyasının çok yüksek bazda kredi faizleri var. İsteyenler krediye ulaşılamıyor. Bunun göstergesi, artık yüzde 60’a çıkan faizlerle finansman kaynağı yaratmaya çalışılıyor. Bu anlamda da büyük sıkıntı var. Finansmana erişim bir şekilde açılmazsa, bir yerden de enflasyon yükseliyor. Özellikli imalata yönelik mal girişlerine erişilemediği takdirde; üretimde yavaşlayacak ve bir noktada durma noktasına gelecektir. Genelde zaten iş dünyası el yordamı ile yürüyor. Planlamalardan ön görüden uzak, günü kurtararak yürüyor iş dünyası” dedi. Akıncı, ekonomiyi sürdürülebilirliği sağlanmasını tesis edecek olan ‘en önemli unsurungüven ortamı’ tesis edilmesi ve normal seviyelere” çekilmesi gerektiğini söyledi Akıncı, “Özellikle faizle inatlaşmanın anlamı yok. Temel ve makro ölçekte önlemlerin alınması lazım. Bu alınmaya çalışılan önlemlerin hiçbiri işe yaramadığını görüyoruz. Bilimsellikle bu işe yanaşmadıktan sonra bu işin çözülme ihtimalinin sıfır olduğu ve yapılmaya çalışılan iyi niyetlide olsa bile önlemlerin Türkiye’de çok ciddi yaralar açtığını hepimizi görüyoruz. Biran evvel fabrika ayarlarına dönülmesi lazım” ifadeleriyle kredi sorunun yorumladı. OSMAN SERT: RİSK PRİMLERİ ÇOK YÜKSEK Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sert, ”Maliyetlerin her geçen gün artamaya devam ettiği şu günlerde, işletmelerin faaliyetlerini yürütebilmesi için finansmana ihtiyaç duyuyor. Bunlarda bankaya taleplerde bulunduğun zaman istedikleri miktarlarda nakide ulaşamıyorlar. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürülebilmesine engel oluyor. Duyduğumuz kadarıyla konut kredilerinde de belli sınırlamalar oldu.Buda piyasada ciddi bir daralmaya sebebiyet vereceği öngörülüyor. Bu çalışmaların hepsi, enflasyonu düşürmek için yapılan çalışmalar. Fakat işletmelerin sürdürülebilirliği için bir an evvel kredi sorununun, enflasyon sorunun hızla çözülmesi gerekiyor. Nakit ihtiyaçlarının karşılaması gerekiyor” dedi. YABANCI YATIRIMCIYA GÜVEN ORTAMI SAĞLANMALI Türkiye’ye yabancı yatırımcıların çekilebilmesi için Kredi Risk Priminin (CDS) normal seviyeye çekilmesi gerektiğine vurgu yapan Sert, “Finansman ihtiyacını özel bankalar yurt dışından sağlıyorlar.Burada yapılması gereken Kredi Risk Primlerinin normal seviyeye gelmesi. Türkiye açısından baktığımız zaman risk primleri düşük ülkelere göre çok çok yüksek. Bir güven ortamının oluşturulması gerekiyor. CDS primleri de bunun en önemli örneklerinden bir tanesi. Yabancı yatırımcıya güven ortamı sağlayıpyabancı yatırımcıyı Türkiye’ye getirmek gerekiyor.Yabancı yatırımcının da baktığı göstergelerden bir tanesi Kredi Risk Primi. Bizim handikapımızrisk primimiz savaş olan ülkelerleaynı seyrediyoruz. Bu da bizi endişelendiriyor. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi adına ek kaynakların fatura karşılığında, mal alımlarında kontrol edilebilir seviyelerde tutularsa bu işletmeleri ayakta tutabiliriz” dedi. MÜHÜBE TAŞKIN
Antalya’da iş dünyasından “Banka kredilerine ulaşmak zorlaştı. Firmaların kredi talepleri karşılanmıyor” açıklamaları gerçekleşti.

KREDİYE ULAŞAMAZSAK ÜRETİM DÜŞER
Geçtiğimiz günlerde Temmuz ayı meclisini gerçekleştiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) ve Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB)meclislerinin ortak gündemi ‘işletmelerin krediye ulaşamaması’ oldu. Kredi erişimine ilişkin olarak, Türkiye’nin her il ve ilçesinden bankalara yönelik şikâyetlerin arttığını belirten iş dünyası temsilcileri, “Firmalar krediye ulaşamazsa üretimde düşüşler meydana gelir” diye açıkladı.

“ÜLKE ORTALAMASININ GERİSİNDEYİZ”
ATB Başkanı Çandır, tarım, turizm yanında birçok sektörde lokomotif kent olan Antalya’nın kredi kullanımında ülke ortalamasının gerisinde olduğunu vurguladı. Çandır, “İş dünyasının kredi talebi karşılanmıyor” dedi. ATSO Başkanı Davut Çetin açıklamasında, “Merkez Bankasının faizleri düşürmesi bankalara yaradı, tahvil faizleri düştüğü için devlete yaradı, kredi alan büyük şirketlere yaradı, ama ekonominin geneline yansımadı” dedi.

“FİRMALAR İÇİN KREDİ ELZEMDİR”
AOSB Başkanı Ali Bahar, kredilerin sanayi üretimi yapan ihracat yapan firmalar için ‘elzem’ olduğunu belirterek “Firmalar krediye enflasyon oranı kadar krediye ulaşamazsa eğer üretimde düşüşler meydana getirecektir. Kredilerin yukarı yönlü revize edilmesi gerekiyor. Bunu da yapmanın en iyi yolu kredi garanti fonu destekli işletme kredilerinin özellikle üretim yapan sanayi işletmelerine ve ihracat yapan şirketlere açılması lazım” dedi.

“FAİZLE İNATLAŞMANIN ANLAMI YOK”
ANSİAD Başkanı Akın Akıncı, “Faizle inatlaşmanın anlamı yok” diyerek ekonominin normal seviyelere getirilmesi gerektiğini savundu. ANTGİAD Başkanı Osman Sert,”Maliyetler artmaya devam ediyor. İşletmeler faaliyetlerini yürütebilmek için finansmana ihtiyacı duyuyor ama istedikleri miktarlarda nakit paraya ulaşamıyorlar. Bu durumda işletmelerin faaliyetlerinin sürdürülebilir olmasına engel oluyor” diye konuştu.

Antalya’da iş dünyasından “Banka kredilerine ulaşmak zorlaştı. Firmaların kredi talepleri karşılanmıyor” açıklamaları gerçekleşti.

“KREDİLERE ULAŞAMIYORUZ!”
Tüm Türkiye’de olduğu gibi Antalya’da da iş dünyası temsilcileri, üretim yapan sanayicilerin ve ihracat yapan firmaların yükselen enflasyon şartlarından üretim yapabilmek için gerekli krediye ulaşmakta zorluk çektiğini paylaşıyor. Türkiye’nin her il ve ilçesinden bankalara yönelik şikâyetlerin arttığını belirten iş dünyası temsilcileri, “Firmalar krediye ulaşamazsa üretimde düşüşler meydana gelir” diye açıkladı.

Ali ÇANDIR: “FİNANSMANA ERİŞİM ZOR”
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya olarak krediye ulaşmakta zorlandıklarını bildirirken, genel olarak iş dünyasının benzer sorunla karşı karşıya olduğunu söyledi. Başkan Çandır, tarım başta olmak üzere birçok sektörün zor ekonomik koşullarda üretmek için çabaladığını, ekonomik durgunluğu aşmak için başta kendi öz kaynakları olmak üzere kaynaklarını seferber ettiğini kaydederken, banka kredilerinin yatırım ya da işin sürdürülebilirliğini sağlamak için önemine değindi.

ÜYELERDEN YOĞUN ŞİKAYET
Başkan Çandır, üyelerden finansmana erişim konusunda yoğunşikayet aldıklarını bildirirken, “Özellikle son dönemde üyelerimizden kredi taleplerinin bankalarca geri çevrildiği, talep edilen miktarın altında öneride bulunulduğu ya da yüksek maliyetler çıkarıldığı yönünde şikayetler alıyoruz” dedi. Üretim ve ticari faaliyetlerde krediye erişim kolaylığı ve koşullarının önemini vurgulayan Çandır, ekonominin döngünün sürdürülebilmesi için kredilerin önünün kapatılmaması gerektiğini ifade etti.

ÜLKE ORTALAMASININ GERİSİNDE
Başkan Çandır, tarım, turizm yanında birçok sektörde lokomotif kent olan Antalya’nın kredi kullanımında ülke ortalamasının gerisinde olduğunu vurguladı. Benzer şikayetlerin diğer illerden de geldiğine dikkat çeken Çandır, “İş dünyasının kredi talebi karşılanmıyor” dedi. Çandır, üretimin devamı, istihdam ve sürdürülebilir bir ekonomi için yatırımın önemini vurgularken, bankaların bu konuda daha duyarlı davranmasını istedi.

DAVUT ÇETİN: “EKONOMİDEKİ KAR DENGESİZLİĞİ VAR”
ATSO Başkanı Çetin, petrol faturası, dış borç ödemeleri belirsizliği arttığını, bunu düşürmek, belirsizlikleri azaltmak gerektiğini savundu. Çetin, “Enflasyon, kredi, istihdam, kiralar, vergiler gibi birçok konu yeni adımlar bekliyor. Ücret artışları dışında kredi temini konusunda da şikayetler artmıştır. Kredi artışını yıllık alırsak döviz kredileri TL karşılıkları arttığı için kredilerde yıllık artış yüzde 58 görünüyor. Fakat Aralık-Mayıs 6 aylık alırsak toplam kredi artışı yüz 24 oranındadır. Bu da şu anlama geliyor, Merkez Bankasının faizleri düşürmesi bankalara yaradı, tahvil faizleri düştüğü için devlete yaradı, kredi alan büyük şirketlere yaradı, ama ekonominin geneline yansımadı. Bugünlerde bankaların ve büyük şirketlerin ikinci çeyrek karları açıklanıyor, kar artışlarına baktığımızda ekonomideki kar dengesizliğini görüyoruz” dedi.
Kredinin en çok arttığı alanın otomobil kredisi olduğunu sektördeki satış da buradan geldiğini kaydeden Çetin, “Ticarette 6 aylık artış yüzde 31, tarımda yüzde 25, inşaatta yüzde 19, otellerde yüzde 15, eğitim sektöründe yüzde 13, konutta yüzde 11, Yani ticaret ve hizmet sektörü sanayi sektörünün altında kalmış. Konut satışlarında artışa rağmen konut kredisinde ve inşaat sektöründe kredi artışının sınırlı kalması da dikkat çekicidir” diye konutu. Çetin iş dünyasının şikayetlerine yönelik şunları kaydetti: “Temmuz ayı gibi bir ayda komitelerimizin raporları, şikayet ve talepleri yoğunlaşmış durumdadır. Bu bir taraftan komitelerimizin sektör sorunlarını dile getirmek üzere daha fazla çalıştıklarını göstermektedir. Diğer taraftan ise işlerde durgunluğun ve maliyet artışlarının yarattığı baskıya işaret etmektedir.”

ALİ BAHAR “FİRMALAR İÇİN KREDİ ELZEMDİR”
Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, kredilerin sanayi üretimi yapan ihracat yapan firmalar için ‘elzem’ olduğuna vurgu yaptı. Bahar, enflasyondan dolayı fiyatların çok yukarı çıkmasının üretim yapan firmaların daha çok ciro yapmasına neden olduğunu ancak ihtiyaç duydukları işletme kredisinin de çok küçük kaldığını ifade etti.

“FRENE BASMAK ZORUNDA KALIRLAR”
Bahar, “Fiyatların yükseğe ne kadar oranda çıktıysa, bazı ürünlerde 3 katı, bazı ürünlerde 4 katına çıktı. Bu sebepten dolayıihtiyaç duyulan işletme kredisinin, finans kuruluşları tarafından geliştirilmesi gerekiyor. Kredi oranları geliştirilirse, firmaların üretimde aynı üretimi yapmaya devam edebilmesine olanak sağlayacak. İşletme kredileri, finans kuruluşları tarafından enflasyon oranı kadar artırılmazsa; bu sefer işletmeler üretimde firene basmak zorunda kalacaktır. Özellikle üretim yapan, sanayi üretimi yapan ihracat yapan firmalar için bu konu elzemdir. Firmalar krediye enflasyon oranı kadar krediye ulaşamazsa, üretimde düşüşler meydana getirecektir” dedi.

KREDİLERDE ÖNLEM ALINMALI
Bahar, kredilere ulaşamama konusunda önlem alınması gerektiğinin altını çizerek, “Bu konuda işletme kredilerinde önlem alınması gerekiyor. Yukarı yönlü revize edilmesi gerekiyor. Bunu da yapmanın en iyi yolu; kredi garanti fonu destekli, işletme kredilerinin özellikle üretim yapan sanayi işletmelerine, organize sanayi bölgelerine ve ihracat yapan şirketlere açılması lazım” diye kaydetti.

AKIN AKINCI, “FAİZLE İNATLAŞMANIN ANLAMI YOK”
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Akın Akıncı, iş dünyasının yüksek kredi faizleri olduğunu üretim için istenilen kredilere ulaşmakta zorluk çektiklerini anlattı. Akıncı konuşmasında, “İş dünyasının çok yüksek bazda kredi faizleri var. İsteyenler krediye ulaşılamıyor. Bunun göstergesi, artık yüzde 60’a çıkan faizlerle finansman kaynağı yaratmaya çalışılıyor. Bu anlamda da büyük sıkıntı var. Finansmana erişim bir şekilde açılmazsa, bir yerden de enflasyon yükseliyor. Özellikli imalata yönelik mal girişlerine erişilemediği takdirde; üretimde yavaşlayacak ve bir noktada durma noktasına gelecektir. Genelde zaten iş dünyası el yordamı ile yürüyor. Planlamalardan ön görüden uzak, günü kurtararak yürüyor iş dünyası” dedi.
Akıncı, ekonomiyi sürdürülebilirliği sağlanmasını tesis edecek olan ‘en önemli unsurungüven ortamı’ tesis edilmesi ve normal seviyelere” çekilmesi gerektiğini söyledi Akıncı, “Özellikle faizle inatlaşmanın anlamı yok. Temel ve makro ölçekte önlemlerin alınması lazım. Bu alınmaya çalışılan önlemlerin hiçbiri işe yaramadığını görüyoruz. Bilimsellikle bu işe yanaşmadıktan sonra bu işin çözülme ihtimalinin sıfır olduğu ve yapılmaya çalışılan iyi niyetlide olsa bile önlemlerin Türkiye’de çok ciddi yaralar açtığını hepimizi görüyoruz. Biran evvel fabrika ayarlarına dönülmesi lazım” ifadeleriyle kredi sorunun yorumladı.

OSMAN SERT: RİSK PRİMLERİ ÇOK YÜKSEK
Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sert, ”Maliyetlerin her geçen gün artamaya devam ettiği şu günlerde, işletmelerin faaliyetlerini yürütebilmesi için finansmana ihtiyaç duyuyor. Bunlarda bankaya taleplerde bulunduğun zaman istedikleri miktarlarda nakide ulaşamıyorlar. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürülebilmesine engel oluyor. Duyduğumuz kadarıyla konut kredilerinde de belli sınırlamalar oldu.Buda piyasada ciddi bir daralmaya sebebiyet vereceği öngörülüyor. Bu çalışmaların hepsi, enflasyonu düşürmek için yapılan çalışmalar. Fakat işletmelerin sürdürülebilirliği için bir an evvel kredi sorununun, enflasyon sorunun hızla çözülmesi gerekiyor. Nakit ihtiyaçlarının karşılaması gerekiyor” dedi.

YABANCI YATIRIMCIYA GÜVEN ORTAMI SAĞLANMALI
Türkiye’ye yabancı yatırımcıların çekilebilmesi için Kredi Risk Priminin (CDS) normal seviyeye çekilmesi gerektiğine vurgu yapan Sert, “Finansman ihtiyacını özel bankalar yurt dışından sağlıyorlar.Burada yapılması gereken Kredi Risk Primlerinin normal seviyeye gelmesi. Türkiye açısından baktığımız zaman risk primleri düşük ülkelere göre çok çok yüksek. Bir güven ortamının oluşturulması gerekiyor. CDS primleri de bunun en önemli örneklerinden bir tanesi. Yabancı yatırımcıya güven ortamı sağlayıpyabancı yatırımcıyı Türkiye’ye getirmek gerekiyor.Yabancı yatırımcının da baktığı göstergelerden bir tanesi Kredi Risk Primi. Bizim handikapımızrisk primimiz savaş olan ülkelerleaynı seyrediyoruz. Bu da bizi endişelendiriyor. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi adına ek kaynakların fatura karşılığında, mal alımlarında kontrol edilebilir seviyelerde tutularsa bu işletmeleri ayakta tutabiliriz” dedi.

MÜHÜBE TAŞKIN

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akdenizdeyeniyuzyil.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.