Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Özel Haber Haber Girişi: 10.06.2021 - 11:28, Güncelleme: 10.06.2021 - 11:28

SINAV DÖNEMİNDEKİ ÇOCUKLARA DİKKAT

 

SINAV DÖNEMİNDEKİ ÇOCUKLARA DİKKAT

“Ailelerin Görevi Motivasyon”
Psikolog Şerife Karabacak, Haziran ayının gelmesiyle birlikte sınavlara girecek olan çocukları için ailelere tavsiyelerde bulundu. Karabacak, sınavın hayatın tamamı olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyleyerek ailelerin çocukların çok fazla bilgisi olsa bile motivasyonu ve morali bozulduğu için başarısız olabileceğini anlaması gerektiğini söyledi. Karabacak; “Öncelikle sınav hayatın tamamı değil sadece bir parçası bunu hatırlamalıyız.Sınav ile ilgili otomatik düşüncelerden kurtulmamız gerekmektedir. Ya kazanamazsam, sorular kesin zor olacak, süreyi yetiştiremeyeceğim, yapamayacağım, benim için emek veren herkesin emeğini boşa çıkaracağım... öncelik olarak bu düşüncelerden kurtulmalıyız. Sınavın sonucuyla ilgili belirsizliğin olması, çocuk kadar anne babaların da kaygı yaşamalarına neden olmaktadır. Ailelere düşen görev çocukların motivasyonunu sağlamaktır. Çok fazla bilgisi olan bir öğrenci morali bozulursa, kaygısı artarsa başarısız olabiliyor, başaracağına inanıp kendine güvenerek sınava giren öğrenci beklenenden iyi bir performans çıkarabiliyor” sözlerini kullandı. “Beklentilerinizi Çocuğunuza Göre Ayarlayın” Aileler tarafından çocukların fikir ve isteklerine saygı duyulması gerektiğini söyleyen Karabacak, kıyaslama yapmadan çocukların kendi potansiyeline göre davranılması gerektiğinin altını çizdi. Karabacak; “Çocuğunuzun gelecekle ilgili beklentilerini, hedeflerini sizlerle konuşmak isterse, fikirlerinizi kabul ettirmeye odaklanmadan, tartışmaya konuşmaya hazır olmalısınız. Onun fikir ve isteklerine değer verdiğinizi ve çocuğunuzun bunu hissedeceği şekilde davranmaya özen gözstermelisiniz.Anne baba olarak da çocuğunuzla ilgili beklentiniz gerçekçi olmalıdır. Bunun için çocuğunuzu iyi tanıyıp neyi başarıp neyi başaramayacağını bilerek kendi kişiliği içinde değerlendirmelisiniz. Kıyaslamadan onun kendi potansiyalinin olduğunu ve ona göre değerlendirmeniz gerektiğinin her zaman hatırlamalısınız. Ona güvenin öncelikli olarak onun ihtiyacı olan bu, daha sonra sonuçlardan sorumlu olduklarının farkında olarak sizlerin sadece desteğinizi istiyorlar unutmayın” dedi. “Sakin Bir Aile Ortamı Şart” Psikolog Şerife Karabacak, anne babaların olumlu düşünmesinin çocukların başarısını artıracağını belirterek şunları ekledi; “Çocuğunuza ona olan sevginizin koşulsuz olduğunu, her durum ve koşulda seveceğinizi, yanında olacağınızı, destekleyeceğinizi davranışlarınız ve sözlerinizle belli etmelisiniz.Kaygı bulaşıcıdır. Aileler çocukların en yakınındaki temel modeller olduklarını sürekli hatırlayarak hareket etmelidir. Onlar gördükleri ile daha çok öğrenirler. Duygunuz farklı söylediğiniz farklı olursa öncelik olarak duygunuz ile ilgileneceklerdir.  Yapıcı düşünerek, olumlu olarak kaygınızı kontrol altında tutmaya çalışmalısınız.Anne babanın sınavın zor olduğu ve çocuğunuzun kazanamayacağını düşünmesi onun kaygısını artıracak ve potansiyelini engelleyecektir. Anne baba olarak olumsuz değil olumlu düşünce içerisinde olmanız çocuğunuza daha fazla yardımcı olmanızı sağlayacaktır.Sınav döneminde ve sakin ve huzurlu aile ortamı başarıyı artıracaktır.” “Negatif Atıflarda Bulunmayın” Çocuklara yönelik pozitif cümlelerin olumlu sonuçlar yarattığını belirten Karabacak; “Bir şeyi 40 kere söylerseniz o şey gerçek olur.Halk arasında sıkça kullanılan bu sözün gerçekten doğruluk payı vardır. Robert Rosenthal 1969 yılında yaptığı bir deneyde çeşitli ilkokullarda bazı sınıflara zeka testi uygulamış ve sınıftaki öğrencilerin 4’ünün üstün zekalı olduklarını sınıf öğretmenine bildirmiş. Gerçekte üstün zekalı olmayan kura ile belirlenen bu çocukların yıl sonunda performans ve başarılarında gözle görülür bir fark oluşmuş. Kendini doğrulayan kehanet olarak litaratüre giren bu araştırmadan elde edilen sonuç ise; çocuklara ne söylüyorsak öyle olma ihtimalini arttırdığımız olmuştur. Çocuğunuza inatçı,beceriksiz, başarısız gibi negatif atıflarda bulunduğunuzda başarısında ve güveninde azalma görülmesi kaçınılmazdır. Aynı şekilde iyi olduğunu belirterek takdir ederek kurduğunuz cümlelerin de pozitif bir etki yaratması kısmı da kaçınılmazdır. Bu yüzden çocuklarınız ile öğrencileriniz ile aslında her zaman konuşurken, kurduğumuz cümle ve yaklaşıma çok dikkat etmeliyiz” şeklinde konuştu. Karabacak, sınav sonuçlarının olumlu ya da olumsuz gelmesine bakmadan yeni alternatif yollar aranması gerektiğini ifade etti. Karabacak sözlerini bu şekilde noktaladı; “Sınavdan sonra ne olacak sonuç ne olursa olsun o kadar emek harcadınız ve bir ödülü hak ettiniz.  Bundan sonrasında da sizin için en uygun hedeflere odaklanarak yolunuza devam etme zamanı.Bu sınavların sadece bir fırsat olduğunu ve alternatiflerinin olduğunu unutmadan hareket etmelisiniz.”
“Ailelerin Görevi Motivasyon”

Psikolog Şerife Karabacak, Haziran ayının gelmesiyle birlikte sınavlara girecek olan çocukları için ailelere tavsiyelerde bulundu.

Karabacak, sınavın hayatın tamamı olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyleyerek ailelerin çocukların çok fazla bilgisi olsa bile motivasyonu ve morali bozulduğu için başarısız olabileceğini anlaması gerektiğini söyledi.

Karabacak; “Öncelikle sınav hayatın tamamı değil sadece bir parçası bunu hatırlamalıyız.Sınav ile ilgili otomatik düşüncelerden kurtulmamız gerekmektedir. Ya kazanamazsam, sorular kesin zor olacak, süreyi yetiştiremeyeceğim, yapamayacağım, benim için emek veren herkesin emeğini boşa çıkaracağım... öncelik olarak bu düşüncelerden kurtulmalıyız. Sınavın sonucuyla ilgili belirsizliğin olması, çocuk kadar anne babaların da kaygı yaşamalarına neden olmaktadır. Ailelere düşen görev çocukların motivasyonunu sağlamaktır. Çok fazla bilgisi olan bir öğrenci morali bozulursa, kaygısı artarsa başarısız olabiliyor, başaracağına inanıp kendine güvenerek sınava giren öğrenci beklenenden iyi bir performans çıkarabiliyor” sözlerini kullandı.

“Beklentilerinizi Çocuğunuza Göre Ayarlayın”

Aileler tarafından çocukların fikir ve isteklerine saygı duyulması gerektiğini söyleyen Karabacak, kıyaslama yapmadan çocukların kendi potansiyeline göre davranılması gerektiğinin altını çizdi. Karabacak; “Çocuğunuzun gelecekle ilgili beklentilerini, hedeflerini sizlerle konuşmak isterse, fikirlerinizi kabul ettirmeye odaklanmadan, tartışmaya konuşmaya hazır olmalısınız. Onun fikir ve isteklerine değer verdiğinizi ve çocuğunuzun bunu hissedeceği şekilde davranmaya özen gözstermelisiniz.Anne baba olarak da çocuğunuzla ilgili beklentiniz gerçekçi olmalıdır. Bunun için çocuğunuzu iyi tanıyıp neyi başarıp neyi başaramayacağını bilerek kendi kişiliği içinde değerlendirmelisiniz.

Kıyaslamadan onun kendi potansiyalinin olduğunu ve ona göre değerlendirmeniz gerektiğinin her zaman hatırlamalısınız. Ona güvenin öncelikli olarak onun ihtiyacı olan bu, daha sonra sonuçlardan sorumlu olduklarının farkında olarak sizlerin sadece desteğinizi istiyorlar unutmayın” dedi.

“Sakin Bir Aile Ortamı Şart”

Psikolog Şerife Karabacak, anne babaların olumlu düşünmesinin çocukların başarısını artıracağını belirterek şunları ekledi; “Çocuğunuza ona olan sevginizin koşulsuz olduğunu, her durum ve koşulda seveceğinizi, yanında olacağınızı, destekleyeceğinizi davranışlarınız ve sözlerinizle belli etmelisiniz.Kaygı bulaşıcıdır. Aileler çocukların en yakınındaki temel modeller olduklarını sürekli hatırlayarak hareket etmelidir. Onlar gördükleri ile daha çok öğrenirler. Duygunuz farklı söylediğiniz farklı olursa öncelik olarak duygunuz ile ilgileneceklerdir.  Yapıcı düşünerek, olumlu olarak kaygınızı kontrol altında tutmaya çalışmalısınız.Anne babanın sınavın zor olduğu ve çocuğunuzun kazanamayacağını düşünmesi onun kaygısını artıracak ve potansiyelini engelleyecektir. Anne baba olarak olumsuz değil olumlu düşünce içerisinde olmanız çocuğunuza daha fazla yardımcı olmanızı sağlayacaktır.Sınav döneminde ve sakin ve huzurlu aile ortamı başarıyı artıracaktır.”

“Negatif Atıflarda Bulunmayın”

Çocuklara yönelik pozitif cümlelerin olumlu sonuçlar yarattığını belirten Karabacak; “Bir şeyi 40 kere söylerseniz o şey gerçek olur.Halk arasında sıkça kullanılan bu sözün gerçekten doğruluk payı vardır. Robert Rosenthal 1969 yılında yaptığı bir deneyde çeşitli ilkokullarda bazı sınıflara zeka testi uygulamış ve sınıftaki öğrencilerin 4’ünün üstün zekalı olduklarını sınıf öğretmenine bildirmiş. Gerçekte üstün zekalı olmayan kura ile belirlenen bu çocukların yıl sonunda performans ve başarılarında gözle görülür bir fark oluşmuş. Kendini doğrulayan kehanet olarak litaratüre giren bu araştırmadan elde edilen sonuç ise; çocuklara ne söylüyorsak öyle olma ihtimalini arttırdığımız olmuştur. Çocuğunuza inatçı,beceriksiz, başarısız gibi negatif atıflarda bulunduğunuzda başarısında ve güveninde azalma görülmesi kaçınılmazdır. Aynı şekilde iyi olduğunu belirterek takdir ederek kurduğunuz cümlelerin de pozitif bir etki yaratması kısmı da kaçınılmazdır. Bu yüzden çocuklarınız ile öğrencileriniz ile aslında her zaman konuşurken, kurduğumuz cümle ve yaklaşıma çok dikkat etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Karabacak, sınav sonuçlarının olumlu ya da olumsuz gelmesine bakmadan yeni alternatif yollar aranması gerektiğini ifade etti. Karabacak sözlerini bu şekilde noktaladı; “Sınavdan sonra ne olacak sonuç ne olursa olsun o kadar emek harcadınız ve bir ödülü hak ettiniz.  Bundan sonrasında da sizin için en uygun hedeflere odaklanarak yolunuza devam etme zamanı.Bu sınavların sadece bir fırsat olduğunu ve alternatiflerinin olduğunu unutmadan hareket etmelisiniz.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akdenizdeyeniyuzyil.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.