Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Anasayfa Hatice SUNER Yazı Detayı Bu yazı 1583 kez okundu.
Hatice SUNER
Köşe Yazarı
Hatice SUNER
 

Mevsimler Geçerken

“Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” derler, Antalyalılar olarak bu ay bu sözün gerçekliğini oldukça yaşadık. Şubat ayı günlük güneşlik geçen günlerimiz birden buza döndü. Baharı beklerken kışa döndük. Mevsim geçişlerini bu denli sert yaşamamız sağlığımız konusunda da bizleri endişelendirmeye başladı, aman dikkat sevgili okurlarım. Sağlığımız her zamankinden daha fazla önem kazandığı günlerde anlık açan güneşlere kanmamalıyız. Artan vakalarla birlikte daha da dikkat etmemiz gereken bugünlerde, aniden değişen havalar bizleri aldatmasın. Hepimizin heyecanla beklediği o sıcak günler için tedbiri hiçbir şekilde elden bırakmamız gerekiyor. Tabii ki bu baharın gecikmesinde bizlerin de katkısı oldukça büyük. İklim değişikliği biz insanların geleceği düşünmeden davranışlarımızın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Şu anda bu etkiyi en net şekilde mevsimler üzerinden görebiliyoruz ve fark edebiliyoruz. Fark etmediğiz veya görmezden geldiğimiz de birçok etkisi bulunan bu küresel iklim krizinin sonucu olan baharın gecikmesi sadece ufak bir başlangıç. Bilim insanları, küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğuna ilişkin fikir birliğine varmıştır. İklim bilimcilerin yüzde 97’si, bu sonucu destekliyor. İnsanoğlu yine yapıyor yapacağını yani. Ama yine de düzelterek olayı lehimize çevirmenin geç olmayacağını düşünüyorum.  En basta bilim insanlarının söylediklerini önemsemeli ve yine kendimiz yani insanoğlunun iyiliği adına yapmalıyız elimizden geleni. Baharı beklerken İstanbul’dan, Ankara’dan kar haberleri almamızın yanından bizler de sert rüzgar ve yağmurlarla başa çıkmaya çalışıyoruz. Sahi bu bahar ne zaman gelecek? dediğinizi duyar gibiyim. Elbet gelecek sevgili okurlarım. Mart ayını geride bırakırken soğuk rüzgarlarla beraber negatif soğukluları da geri de bıraktığımızda işte o zaman bahar gelecek. Sırasıyla olması gereken şeyler bunlar. Sabrederek beklemek ise bizlerin görevi. Duyarlı olmadığımız zaman belki bizlere değil ama çocuklarımıza, torunlarımıza  mevsim adına daha olumsuz şartlar bırakacağız ne yazık ki ve o zaman geç kalmak için bile çok geç olacak. Ve büyüklerimizin tabiriyle ahlamak vahlamak kesinlikle bir işe yaramayacak. Kışın karı soğuğu yaşamadan baharın tadının çıkmayacağını ve öneminin olmayacağını torunlarımıza ve bizden sonraki nesile biz bırakmamalıyız. Dört mevsim eksilmemeli. Her gelen günün sağlık getirmesi dileklerim ile hoşça kalın.
Ekleme Tarihi: 26 Mart 2021 - Cuma

Mevsimler Geçerken

“Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” derler, Antalyalılar olarak bu ay bu sözün gerçekliğini oldukça yaşadık. Şubat ayı günlük güneşlik geçen günlerimiz birden buza döndü. Baharı beklerken kışa döndük. Mevsim geçişlerini bu denli sert yaşamamız sağlığımız konusunda da bizleri endişelendirmeye başladı, aman dikkat sevgili okurlarım. Sağlığımız her zamankinden daha fazla önem kazandığı günlerde anlık açan güneşlere kanmamalıyız. Artan vakalarla birlikte daha da dikkat etmemiz gereken bugünlerde, aniden değişen havalar bizleri aldatmasın. Hepimizin heyecanla beklediği o sıcak günler için tedbiri hiçbir şekilde elden bırakmamız gerekiyor.

Tabii ki bu baharın gecikmesinde bizlerin de katkısı oldukça büyük. İklim değişikliği biz insanların geleceği düşünmeden davranışlarımızın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Şu anda bu etkiyi en net şekilde mevsimler üzerinden görebiliyoruz ve fark edebiliyoruz. Fark etmediğiz veya görmezden geldiğimiz de birçok etkisi bulunan bu küresel iklim krizinin sonucu olan baharın gecikmesi sadece ufak bir başlangıç. Bilim insanları, küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğuna ilişkin fikir birliğine varmıştır. İklim bilimcilerin yüzde 97’si, bu sonucu destekliyor. İnsanoğlu yine yapıyor yapacağını yani. Ama yine de düzelterek olayı lehimize çevirmenin geç olmayacağını düşünüyorum.  En basta bilim insanlarının söylediklerini önemsemeli ve yine kendimiz yani insanoğlunun iyiliği adına yapmalıyız elimizden geleni.

Baharı beklerken İstanbul’dan, Ankara’dan kar haberleri almamızın yanından bizler de sert rüzgar ve yağmurlarla başa çıkmaya çalışıyoruz. Sahi bu bahar ne zaman gelecek? dediğinizi duyar gibiyim. Elbet gelecek sevgili okurlarım. Mart ayını geride bırakırken soğuk rüzgarlarla beraber negatif soğukluları da geri de bıraktığımızda işte o zaman bahar gelecek. Sırasıyla olması gereken şeyler bunlar. Sabrederek beklemek ise bizlerin görevi. Duyarlı olmadığımız zaman belki bizlere değil ama çocuklarımıza, torunlarımıza  mevsim adına daha olumsuz şartlar bırakacağız ne yazık ki ve o zaman geç kalmak için bile çok geç olacak. Ve büyüklerimizin tabiriyle ahlamak vahlamak kesinlikle bir işe yaramayacak. Kışın karı soğuğu yaşamadan baharın tadının çıkmayacağını ve öneminin olmayacağını torunlarımıza ve bizden sonraki nesile biz bırakmamalıyız. Dört mevsim eksilmemeli. Her gelen günün sağlık getirmesi dileklerim ile hoşça kalın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akdenizdeyeniyuzyil.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.