Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Hatice SUNER
Köşe Yazarı
Hatice SUNER
 

SESSİZ ÇIĞLIK

Siz hiç sessiz çığlık duydunuz mu? İnsanoğlunun kulakları birçok sese kapalıyken bu soru pek yersiz bazıları için. Sessiz ama yeri göğü bir eden çığlıklar var etrafımızda. Kalbi ruhu insan olanlar bu çığlıklarla yerler bir oluyor feryat onları kendiyle birlikte daha da büyütüyor. Acı, korku, endişe... Evet bu sessiz çığlığın duygu tarifi. Hepimiz dehşetler içindeyken, insanoğlu olduğumuzdan utanırken, bu sessiz çığlığa sebep olanlar nasıl nefes alıyor? Nasıl yiyip içiyor? Nasıl uyuyabiliyorlar? Nasıl duymazlar bu sesleri? Yanan milyonlarca ağacın sızısı, iniltisi kulaklarını dolduruyor mu acaba? Veyahut o milyonlarca ağacı, evi yapan canlıların acısı hiç mi değmedi yüreklerine… Ateş içindeki o alev topu haldeki arazilerde ateşten acıdan ağlayan herhangi bir canlının gözyaşı taş olup oturmadı mı göğüs kafeslerine? Acıyla okuyan, okurlarım vardır mutlaka olanları… Bizi bu kadar kahreden bir olayı yapan da başka bir canlı... Hayır kabul etmiyorum aklım, ruhum, kalbim bunu yaşatanın ne canlı olduğuna ne de insan olduğuna inandıramaz beni. Öyle kötü öyle çirkinler ki, tarifi yok. O çığlıklarla yaşamaya mahkûm ama onu duyacak ne yürek ne de vicdan yok onlarda. Hepimiz inançlıyız, belki bu dünyada bu yasamda değil ama başka boyutta bu sesler, bu acılar sizin yakanızı bırakmayacak! Ruhunuzun en derinlerine kadar kemirecek inanıyorum.  İnsan olmayı becerememiş, olanın adı da tarifi de yok. Olmasın da zaten. Cehennem onlar için yaşasın...  Tüm canlılar için insan olarak kalın. Hoşça kalın…
Ekleme Tarihi: 31 Temmuz 2021 - Cumartesi

SESSİZ ÇIĞLIK

Siz hiç sessiz çığlık duydunuz mu? İnsanoğlunun kulakları birçok sese kapalıyken bu soru pek yersiz bazıları için. Sessiz ama yeri göğü bir eden çığlıklar var etrafımızda. Kalbi ruhu insan olanlar bu çığlıklarla yerler bir oluyor feryat onları kendiyle birlikte daha da büyütüyor.

Acı, korku, endişe...

Evet bu sessiz çığlığın duygu tarifi.

Hepimiz dehşetler içindeyken, insanoğlu olduğumuzdan utanırken, bu sessiz çığlığa sebep olanlar nasıl nefes alıyor?

Nasıl yiyip içiyor?

Nasıl uyuyabiliyorlar?

Nasıl duymazlar bu sesleri?

Yanan milyonlarca ağacın sızısı, iniltisi kulaklarını dolduruyor mu acaba? Veyahut o milyonlarca ağacı, evi yapan canlıların acısı hiç mi değmedi yüreklerine…

Ateş içindeki o alev topu haldeki arazilerde ateşten acıdan ağlayan herhangi bir canlının gözyaşı taş olup oturmadı mı göğüs kafeslerine?

Acıyla okuyan, okurlarım vardır mutlaka olanları… Bizi bu kadar kahreden bir olayı yapan da başka bir canlı... Hayır kabul etmiyorum aklım, ruhum, kalbim bunu yaşatanın ne canlı olduğuna ne de insan olduğuna inandıramaz beni. Öyle kötü öyle çirkinler ki, tarifi yok. O çığlıklarla yaşamaya mahkûm ama onu duyacak ne yürek ne de vicdan yok onlarda. Hepimiz inançlıyız, belki bu dünyada bu yasamda değil ama başka boyutta bu sesler, bu acılar sizin yakanızı bırakmayacak! Ruhunuzun en derinlerine kadar kemirecek inanıyorum.

 İnsan olmayı becerememiş, olanın adı da tarifi de yok. Olmasın da zaten. Cehennem onlar için yaşasın...

 Tüm canlılar için insan olarak kalın. Hoşça kalın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akdenizdeyeniyuzyil.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.