Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Anasayfa Mehmet Cömert Yazı Detayı Bu yazı 373 kez okundu.
Mehmet Cömert
Köşe Yazarı
Mehmet Cömert
 

Öfke Ateşinden Korunmak-2

Abdest almak: “Öfke şeytandandır, şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş su ile söndürülür. O halde biriniz öfkelendiğinde abdest alsın.”( Ebu Davud)Pozisyon değiştirmek:Sinirlenen, ayakta ise otursun. Öfkesi geçmezse yan yatsın.(Ebu Davud)Rivayete göre İmam Cafer Sadık (ra)’ın, hizmetini gören kölesi bir gün, içi çorba dolu bir kâseyi yanlışlıkla imamın üzerine devirdi. Üstü başı çorba olan İmam öfke ile kölenin yüzüne bakınca köle, “Efendim, Kur’an’da “öfkelerini yenenler” övülüyor diyerek Al-iİmran 134. ayetini okudu. Bunun üzerine Cafer Sadık, “öfkemi yendim!” dedi. Köle tekrar Kur’an’da “İnsanların kusurlarını bağışlayanlar” da övülüyor diyerek ayetin devamını okudu. İmam Cafer, “Haydi bağışladım seni” dedi. Köle, “Kur’an’da “Allah, iyilik eden kimseleri sever!” buyruluyor diyerek ayetin son kısmını da okuyunca Cafer Sadık, “Haydi git, artık hürsün, seni Allah için azat ettim.” dedi.Öfkenin mahiyetiyle ilgilideğerli bir izah sunan şu hoş kıssa ile yazımızı bitirelim:“Yaşlı bir ermiş öğrencileri ile gezinirken nehir kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.”
Ekleme Tarihi: 29 Haziran 2021 - Salı

Öfke Ateşinden Korunmak-2

Abdest almak: “Öfke şeytandandır, şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş su ile söndürülür. O halde biriniz öfkelendiğinde abdest alsın.”( Ebu Davud)Pozisyon değiştirmek:Sinirlenen, ayakta ise otursun. Öfkesi geçmezse yan yatsın.(Ebu Davud)Rivayete göre İmam Cafer Sadık (ra)’ın, hizmetini gören kölesi bir gün, içi çorba dolu bir kâseyi yanlışlıkla imamın üzerine devirdi. Üstü başı çorba olan İmam öfke ile kölenin yüzüne bakınca köle, “Efendim, Kur’an’da “öfkelerini yenenler” övülüyor diyerek Al-iİmran 134. ayetini okudu. Bunun üzerine Cafer Sadık, “öfkemi yendim!” dedi. Köle tekrar Kur’an’da “İnsanların kusurlarını bağışlayanlar” da övülüyor diyerek ayetin devamını okudu. İmam Cafer, “Haydi bağışladım seni” dedi. Köle, “Kur’an’da “Allah, iyilik eden kimseleri sever!” buyruluyor diyerek ayetin son kısmını da okuyunca Cafer Sadık, “Haydi git, artık hürsün, seni Allah için azat ettim.” dedi.Öfkenin mahiyetiyle ilgilideğerli bir izah sunan şu hoş kıssa ile yazımızı bitirelim:“Yaşlı bir ermiş öğrencileri ile gezinirken nehir kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.”

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akdenizdeyeniyuzyil.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.